things getting worse before getting better...

22 Şubat 2013 Cuma

Bugünlerde ...





Mutlu cumalar Sevgili okuyucu,
Günün öğleye vardığı , havanın hala tam olarak aydınlanmadığı sisli, puslu ve yağmurlu bir Ankara'dan günaydınlar...
Hala hastayım , ağzımdan , gözlerimden ateş fışkırıyor ,bununla birlikte sanki inşatta çimento torbası çekmişim gibi sırtım ağrıyor, günlerdir bazal seviyede enerji tüketip, uyku uyanıklık arasında  yaşadığımdan gün -saat mefrumun da karıştı haliyle.
Saatlerce uyuyorum ama uyku depolanabilen bir şey olmadığından 10 saatte uyuyasam bütün enerjim  yataktan , tv karşına devrilmeme müsade edecek kadar sürüyor.
Ayılmak için içtiğim kahveler ,ayılmamdan ziyade çarpıntıya neden oluyor.
Değil hava almak için sokağa çıkmak, yataktan dahi doğru düzgün çıkamadığımdan, uyanık zamanlarımda tek meşgalem internette  haddinden fazla vakit geçirmek oluyor...
Sanırım hastalığın tek pozitif yönü , durmana neden olması; böylece daha çok düşünüyorsun.
Belki de fazla düşünmek de iyi değildir , yeniden düşündüm de.
Bu hasta günlerimin sanırım en güzel kazancı Kanadalı söz yazarı, şarkıcı Ron Sexsmith keşfetmiş olmam. Hani sütlü kahve - latte- kıvamındaki bu keşif benim önümüzdeki günlerdeki tek takıntım olabilir.Öte yandan , annemin yapıp gönderdiği yemek kolisini de kazanç listemin baş köşesine yazmazsam nankörlük etmiş olurum.Anlayacağın bu hastalık türküsünü bir süre daha devam ettirebilirim gibi duruyor, Sevgili Okuyucu.
Keyifli günler dilerim ...
Dinliyorum~Ron Sexsmith~Nowhere to Go

2 yorum:

Deniz dedi ki...

Günaydın geçmiş olsun. Geçen de hastaydın sen değil mi? Kahve mi, hemen kalk bi mercimek çorbası yap kendine limon da sık güzelce. Bildiğin, doktora reçete yazıyorum. Neyse saçmalamadan gideyim :D Kendine iyi bak. Tekrar geçmiş olsun.

bir küçük doktor dedi ki...

😊Günaydın, çok teşekkür ederim Deniz bey...bağışıklık sistemim zayıflamış, biraz toparlanır gibi oluyorum yeniden hastalanıyorum...Tavsiyenizi dikkate alacağım:)) keyifli günler dilerim