things getting worse before getting better...

26 Ocak 2009 Pazartesi

Pazartesi Yazısı -2

4 gün pır diye uçup gitti.Dün sabah Kübra'yı yolcu ettim ,ben de pazar günkü derse girmeden Yamaçlı'ya döndüm.Çok hızlı geçti dört gün,ben doyamadım arkadaşıma.Bol bol alışveriş yaptık,kredi kartı borcu iyice kabardı.Annecim endişenme sen sakın bu ay arabanın taksitini halletmeye çalışacağım. Yani bu dört günde birbirimizi yiyeycek kadar bile zamnımız oldu ama ben şimdiden özledim arkadaşımı.Bir de Miniğimi görebilsem.
Sevgili blogger bu arada ben sizinle paylaşmadım sanırım bu haberi ama bir aydır arabam var.Gerçi henüz binme şerefine ulaşmış değilim ama taksitlerini ödemeye başladım.Annemle babam sevinmem için almışlar sağolsunlar.Depresyondan çıkarım diye.Ben de araba işine pek önem vermeyip,sallamayınca epey üzüldüler.Zaten en son kıyamette plaka olayında koptu.Ben plakanın içinde DL geçsin istiyordum ama malesef polis memuru kendince super bir fikir bulup :DC yapmış plakayı ve ''doctor''ın kısaltması diye kakalamış.Bilmem biliyor musun ama DR plaka alabilmek için trafiğe ekstra 600ytl'lik bağış da bulunmamınız gerekiyor.Eee ben de o para ne gezer :)) İnanın burada halkın gözünde super zengin sayılıyorsunuz ama çoğu zaman ay sonunda 10ytl olmuyor cebimde.Bir de bazen ee doktor hanım sen alıver şuraya diyolar yaa acayip gıcık oluyorum.Ya ben babamın parasını yerken daha bir jon jondum :)) Kıssadan hisse eğer 31 Dc... gri renkli Hyundai Getz Görüverirseniz yollarda korna çalın,ben kapı açık değilse siz olduğunuzu anlarım :))




Peki ben neden iyileşemiyorum onu hala çözemedik.Denemediğim ilaç kalmadı desem yeridir.İlaçlara olan güvenimde sarsılıyor böylece sayın blogger.İçimde kuşku ile artık reçete ediyorum ama ben elbette tekrar tekrar enfekte oluyorum,iyi beslenemiyorum(aşağıda nasıl beslendiğimi okursunuz),en önemlisi uyku düzenimi oturtamıyorum.En son 3.kuşak kinolonlarla tedavi uyguladım kendime onunla bile bu hafta 1 gece 39'u gördü vücut ısım.Üstüne ayağımdaki tiner yarası da kavladı,pantolon değdikçe acıyor,bazen kanıyor .Bugünü tatil ilan etmek istiyorum.Bu pazartesi uyumak ,uyumak istiyorum.Dışarda tam uykuluk hava var.Şöyle pijamalarımı giyip,televizyon karşısında,yağmurun ve rügarın sesi eşliğinde sıcacık evimde tembellik yapmak istiyorum ama nerde...
Üstüne okullarda tatil oldu kesin hasta sayısı 2 katına çıkar.Beni bekleyen kalabalıktan korkuyorum :))



Ve gündemimdeki son konum:Arnavut böreği(şiddetle denemenizi tavsiye ederim),çörek(tandırda yapılıp gelmiş sıcak sıcak :)) ),Kayseri mantısı(anlatmama zaten gerek yok ama eti sanki içine koymuyorlarda sürüp geçiyorlar gibi.Kayserili arkadaşım biz yarım kilo etten 8 kişilik mantı yaparız dedi anlayın siz artık :)) ),mepşur(içinde kaşar peyniriyle yapılan bir çeşit kebab),pide(öğle aralarında Sağlık Ocağı olarak yeni favorimiz,annemin bana hazırladığı stoklar malum tükendi),balık ekmek( haftasonları Kayseri'ye gide- gele kazandığım yeni alışkanlığım),kurabiye(bunu bazen ben yapıyorum bazen hastalar getiriyor) ,Happy Meal(oyuncak koleksiyonumu görmeminiz gerek) yedim durdum.Eee,haliyle benim gurbet ellerde verdiğim 20 kiloyu da özenli çalışmalarla geri almaya başladım.Hala alarm zilleri çalmadı belki ama dün bir baktım gıdık yerine oturmaya başlamış:))Baskülün ibresi tavan yapmadan diyet yapmam gerek ki hiç sevmediğim iş.Ben hiç diyet yaparak kilo veremedim hep doğal koşullar benim kilo vermemi sağladı.Nasıl olacak bu iş hiç bilmiyorumDiyet demeye başlayınca bile aklıma bu öğlen ne yesek ki geliyor :))
Herkese iyi pazartesiler,iyi haftalar.Sömestr tatiline girenlere bol eğlenceli günler...Sizi deli gibi kıskanıyorum şu anda...

2 yorum:

böcük dedi ki...

Aaa sen Kayseri'de mi çalışıyorsun :P

İDİL dedi ki...

yok Kayseri'de çalışmıyorum ama hemen hemen her haftasonu dersane için Kayseriye gidiyorum :))